Beyniniz Varsa, Kesinlikle Kaska da İhtiyacınız Var

Motosikletin kullanıldığı tüm ülkelerde kask takmak yasal bir zorunluluk. Peki neden zorunluluk. birincisi, kafanıza aldığınız darbelerden dolayı hemen ölmemeniz için. İkincisi, üçüncü kişiler veya gelişen olayların sizi öldürmesini engellemek adına bir yasal zorunluluk.

Olası bir kazada vefatınız halinde kazaya karışanların çekecekleri vicdan azabını ve alacakları cezayı düşünürseniz, ikinci nedenin önemini de kavramanız kolay olacağı inancındayım.

Kaskın kendimiz için önemini ve kask seçerken nelere dikkat etmemiz gerektiği kısa başlıklarla anlatmaya çalışacağım.

Aslına bakarsanız; motosiklet kullanırken üzerinizde bulunması gereken tek koruyucu donanım kaskın  olmadığını hepimiz biliyoruz. Ama yinede biz kasktan başlayalım;

Neden Kask Takmak Zorundayız? 

Tabi ki var olduğuna inandığımız “Beynimizi Korumak İçin”

Kaska ihtiyacınızın olmadığını düşünebilirsiniz. Ama, bana sorarsanız; “Korumak Zorunda olduğunuz Bir beyniniz Varsa, kesinlikle Kaska da ihtiyacınızın Var” demektir. Benden söylemesi.

İsterseniz; olayı biraz daha ileri taşıyarak, kaskın ve var olduğuna inandığınız beyninizin neden korunmaya muhtaç olduğuna bir bakalım. 🙂

Hepimizin bildiği gibi, beynimiz jöle kıvamında bir organdır. Koruyucu bir zar içerisinde kafatasımızda yüzer halde bulunur.

Bu nedenle kafanız bir şeye çarparak durursa, beyin hareketine devam edecek ve kafatasınızın iç tarafına çarparak çalkalanacaktır. Çocukken yaptığımız su dolu bir balonu duvara atmamız gibi. Çarpmanın şiddetine göre beyninizin hasar alma ihtimali yükselecektir…..ve  bu hasar, beyin kanaması ile birlikte  beyinde iltihaplanmayı kaçınılmaz hale getirecektir. Bu durumda beyin, kafatasınız içerisinde şişer. Yeterli yer olmadığından, göz yuvalarınıza ve aşağı doğru basınç uygular. Bu da yetmezmiş gibi başka organların da zarar görmesine neden olur.

 Peki Kask Nasıl Korur? 

Aslına bakarsanız; kafamıza tek parça olarak taktığımız kasklar, tek bir parçadan oluşmaz.

Dış Katman

Kasklarımızın dış yüzeyi yani koruyucu kabukları, çeşitli komponentlerden oluşabilir, güçlendirilmiş fiber veya geliştirilmiş polykarbon vb.

Bir çok kask üreticisi bu maddeleri değişik karışımlarla destekler ya da desteklediklerini iddia ederler, örneğin eğer kaskınız çok sert ve güçlü bir maddeden yapılmışsa, başınıza gelebilecek kazaların çoğunda beyninizi yeterince koruyamayacaktır, aynı şekilde çok yumuşak bir maddeden yapılmışsa yüksek enerjili çarpışmalarda hiçbir işe yaramayacaktır.

Dış katman sürüklenme durumunda aşınmaya karşı korur, sivri şeylerin batmasını önler, alınan darbeyi ilk olarak emecek ve dağıtacak şekilde tasarlanmıştır.

İç Katman

Olası bir kazada kask yere vurduğunda hareketine derhal son verecek ve duracaktır.

Ancak kafanız kaskın içerisinde hareketine devam edecek ve kaskın iç tarafına çarpacak, daha sonra duracaktır.

İşte dış katmanın altında bulunan iç koruyucu katmanın görevi burada başlar. İç katman expanded polystyrene-EPS’den yapılır. Hani şu çocukken duvarlara sürtüp kar yağdırdığımız, cama ıslatıp sürerek gıcık sesler çıkarttığımız güzel oyuncak. Kırılacak nazik eşyalar kutulanırken de bu madde kullanılır. Kaskımızın içerisindeki kullanılan çeşidi daha güçlendirilmiş ve sıkıştırılmıştır. Bu materyalin en iyi tarafı geri tepmemesi, aksi halde kafanız birkaç kez iç katmana vururdu. Geri tepme olayını açıklamanın en iyi yolu sünger deneyi. Bir süngerin üzerine parmağınızla basınç uygularsanız çöker. Fakat parmağınızı geri çeker çekmez tekrar eski halini alacaktır. İşte içteki polystyren kabuk bunun tam tersi bir etki gösterir. Yani parmağınızı sertçe bastırırsanız, içeri çökecek ve öyle kalacaktır. Kaskın dış katmanı olan kabuk da aslında bu şekilde davranış gösterir. Darbeyi ya esneyerek, ya da esneyip kırılarak karşılar.

Sonuç; kaskın koruma katmanını oluşturan bu ikili kafamızı koruyan asıl önemli etmenlerdir. Korumanın da belli bir standardı var. İsviçreli bilim adamları sağ olsunlar, kafamızı daha iyi koruyabilmek için çeşitli standartlar oluşturmuş ve bu standartlara uyan kasklara bir sertifika vererek, “Alacağım kask beni korur mu?” sorumuza bilimsel bir cevap bulmamıza yardımcı olmuş durumdalar.

Kask firmaları da sahip oldukları bu sertifikaları ürettikleri üründe belirterek, ne kadar sağlam bir kask yaptıklarını bize bildirmek zorundalar.

Çeşitli kask standartları var. Bunlar, DOT, ECE, Snell ,BS, AS…sayılabilir. Ülkemizde henüz böyle bir çalışma yapılmamakla beraber, birçok ülke, kask güvenliği konusunda kendi standartlarını oluşturmuş durumda. Yukarıda sayılanların çoğu, ülkelere göre değişen standartlar. Aralarındaki fark, kabul ettikleri sınır ve yapmış oldukları testlerin biçimi olarak söylenebilir. Diğer sertifikalı kaskların iyi korumadığı anlamına gelmemekle beraber ECE sertifikası almış bir kask Avrupa Standartlarına uygun bir kask demektir. Ece sertifikalı kasklar çeşitli ülkelere göre farklı numaralara sahiptir.

Türkiye E37 Numarasına Sahiptir.

Ek olarak belirtmek gerekir ki yapılan araştırmalar, kaza yapıp ölen sürücülerin ölüm nedenlerinin tek başına, başlarından aldıkları darbe olmadığını söylüyor.

Yani kafanızda güvenlik testlerini geçmiş bir kask bulundurmanız, vefat etmeyeceğiniz anlamına gelmez. Fakat vefat ederseniz de bu aslında kaskınız kalitesizdi, demek değildir.

Bizim İçin Uygun Olan Kask Hangisidir?

Güvenlik sertifikası bulunan kasklar için geçerli olmak kaydıyla dış katman hangi maddeden yapılmış olursa olsun kafamızı koruyacağını kabul ederek ve yine içte bulunan darbe emici iç katmanın da işini tam yapacağını varsayarak hangi kaskı alacağımıza karar vermek mümkün.

Üzerinde E37 numarasını aramakla işe başlayabiliriz.

Sıralarsak;

1-Kaskımız Güvenlik Sertifikalı Olacak.

2-Mümkünse Tam Korumalı Bir Kask

Kasklar, ihtiyacınıza, kullanım alanınıza ya da motosiklet sürüşünüze göre farklı tiplerde üretilirler. Tam kapalı kasklar kafayı tam olarak sararak korur ses ve rüzgâr yalıtımı konusunda da en etkili sonuç verir.

Dezavantajlarına gelirsek sürekli motosikletten inip binmek durumunda olanlar için pratik olmayabilir, bu tür kullanıcılar için geliştirilmiş, yine tam kapalı ancak çene açılır kasklar da mevcuttur. Kaskınızı çıkarmadan çene kısmını yukarı kaldırabildiğinizden, kısa mola veya konuşmanız gereken durumlarda oldukça kolaylık sağlarlar. Beni sıkar diyen kullanıcılar için de açık kasklar mevcuttur.

Bu kaskların çene koruması yoktur. Küçük kısa gezintiler için tercih edilebilir. Bu kaskların vizörlü ve vizörsüz tipleri vardır. Yüksek hızlarda kullanılacak bir kask olarak öneremeyiz, çene ve yüz bölgesi açık olduğundan olası kazalarda çene ve yüz bölgenizde hasar bırakabilir.

Cruiser kullanıcıları tarafından tercih edilen nazi kaskı olarak tabir edilen açık kasklar sadece kafatasınızı ve kulak bölgenizi korurlar.

Kros için kullanılan kasklar çene kısmını daha önde konumlandırılarak, daha rahat nefes alınabilecek şekilde tasarlanmıştır. Genellikle vizörsüzdürler ve yüksek hızlarda kullanıma uygun değildir.

3-Mutlaka Kafamıza Uygun Bir Kask

Doğru Beden Ölçüsü

Alacağımız kask hangi türde olursa olsun kafamızı tam olarak sarmalı ve kafa tipimize uygun olmalıdır. Kask kafamıza tam oturmalıdır kaskın kafamıza tam olarak oturması hayati önem taşır. Kask ilk taktığınızda başınıza tam oturmalıdır. İçteki astarın zamanla %5 ila %10 oranında esneme yapacağı da göz önünde bulundurulmalıdır. Başa tam oturmayan bir motosiklet kaskı, olası bir kaza esnasında sizi koruyamaz.

Kaskın Kafamıza Uygun Olup Olmadığını Nasıl Anlarız?

Almak istediğiniz kaskı takın ve kayışını bağlayın. Çok sıkı ya da gevşek bağlamayın. Kaskı taktığınızda yanaklarınıza hafif bir basınç uyguluyor olmalıdır.

Kaskı iki elinizle tutarak, kafanızı içinde döndürmeye çalışın. Kafanız kaskın içinde sağa sola dönmemelidir. Yine aynı şekilde kafanızda bağlıyken çıkartmaya çalışın. Eğer çıkıyorsa ölçünüz o beğendiğiniz kaskın ölçüsü değildir. Çene kısmına elinizle hafifçe bastırın, ön kısım çenenize aynı şekilde vizör de burnunuza değmemeli. Motosiklet üzerindeyken rüzgâr aynı şekilde kaska suratınıza doğru basınç uygulayacak, yüzünüze ve çenenize değecek noktalar rahatsızlık yaratır ve olası kaza durumunda korumaktan ziyade zarar verir.

Peki; Kafamızın Ölçüsünü Nasıl Alacağız?

Kask ölçümüzü bulmak için kafamızın çevresini en geniş bölgeden ölçmeliyiz, ölçümü yaparken kafanız dik olmalı, kask bedenini, başınızın çevresini, kaşınızın hemen üzerinden (yaklaşık 1 cm) ölçerek bulabilirsiniz.

Bu değere denk gelen kask ölçüsünü aşağıdaki tablodan bulabilirsiniz.

Kafa Çevresi (cm) Kask Bedeni
49-50 XXXS
51-52 XXS
53-54 XS
55-56 S
57-58 M
59-60 L
61-62 XL
63-64 XXL

Bu ölçüler kask markalarına göre farklılık gösterebilir. A markasının kalıbı B markasının kalıbını tutmayabilir. Bunun dışında hepimizin kafa şekilleri farklı, kafatası ve yüz hatlarımızın belli bir standardı yok. Bu nedenle yukarıda yazılı kontrolleri çok önemseyerek yapmanızı öneririz. Kafaya uygun olmayan bir kask, hem yeterince koruyamayacak, hem de kullandıkça sorun yaratacaktır.

4.Güvenli Bir Kayış Kilit Sistemine Sahip Kask

Motosiklete binerken, kontak anahtarını almayı nasıl unutmuyorsanız, kaskınızı takmayı da unutmamanız gerekiyor. Kaskınızın kafanızda olması gerek ama eğer kayışı bağlamamışsanız, varlığı ile yokluğu arasında muhtemelen bir fark olmayacak ve kafanızdan uçup gidecektir. Bağladığınız kayışın da güvenlikli bir bağlantı sistemi olması en az kaskın kendisi kadar hayati önem taşır.

5.Buğu Yapmama Özelliği Olan, Kaliteli Ve Kolayca Değişebilen, Kolaylıkla Yedeğini Bulabileceğimiz Bir Vizöre Sahip Kask.

Sürüş esnasında bizi tehlikeye atacak en önemli unsurların başında, görüş alanımızın kısıtlı olması ve çeşitli sebeplerle vizörün görüşümüzü engellemesidir.

Vizör buğu yapmama özelliğine mutlaka sahip olmalı. Her ne kadar temiz tutsanız da bakımını yapsanız da zamanla vizör çizilir kırılır. Kaskların tek vizöre sahip olanları olduğu gibi güneş için çift vizörlü olanları da mevcut. Alacağınız kaskın vizörünün değişebilmesi ve hatta vizörün bulunabilmesi önemli bir özelliktir. Vizörün UV ışınlarını tutması yani güneş ışınlarından koruyucu olması salık verilir.

6.İçi (astarı) Sökülüp Tekrar Monte Edilebilen Ve Tabii Temizlenebilen Bir Kask

Kaskımızın içerisinde kafamızın direkt temas ettiği bölüm astardır. Bu kısım çok önemli. Özellikle yazın kafamız terlediğinden kaskımızda kötü kokular oluşmaya başlar. Daha da önemlisi zamanla kirlenir. Temizlemenin çeşitli yolları var ama işin pratik bir şekilde hallolmasını istiyorsanız bu astarın sökülüp, takılabilir olmasına dikkat etmelisiniz.

Çoğu kaskın astarı sökülüp yıkanabilir ve tekrar yerine takılabilir.

7.Hava Kanalları Olan Ve Aerodinamik Yapısı iyi Olan Bir Kask.

Kaskımızın ön tarafında, üstünde ve hatta yanlarda hava girişleri bulunur. Bunların ne şekilde olduğundan çok, havalandırma işlemini düzgün yapıp yapmadığı ve arka tarafta bir hava çıkışı bulunup bulunmadığını kontrol etmekte fayda var. Almak istediğiniz kaskın erişebilirseniz aerodinamik test sonuçlarına ulaşmanız bilgi sahibi olmanız açısından önemlidir.

8.Rüzgâr Ve Ses Yalıtımı Olan Bir Kask.

Kaskımız iyi bir ses yalıtımına sahip olmalı, dışarıdaki sesi olduğu gibi içeri veren ya da kafanızda fırtınalar kopartacak kadar rüzgârı içine alan bir kask konforsuz olacaktır.

9.Görünebilir Bir Kask.

Görünebilir olmanın ne kadar önemli olduğunu asla unutmayın. Bu nedenle açık renkli dikkat çekici tarzda kasklar önemli.

En Önemli 3 Maddemiz

1.Kaskımız Güvenlik Sertifikalı Bir Kask Olmalı.

2.Mümkünse Tam Kapalı Bir Kask

3.Kafamıza Ugun Bir Kask

 

Benden Söylemesi;

  • İlk defa kask alıyorsanız, size uygun bir kask bile sizi sıkabilir ve büyük beden kask tercih edebilirsiniz, ancak ileride oluşacak esneme ile güvenliğiniz tehlikeye düşecektir.
  • Kaskı ilk defa takacaksanız, mutlaka vizör açık olarak kafanıza takın.
  • İlk defa kullanacağınız kaskla hemen yola çıkmayın, öncelikle bir kaç defa kafanıza giyip çıkartın. Vizör, güneş vizörü, çene bağlantı aparatları gibi mekanizmalara yola çıkmadan önce alışın.
  • Darbe/hasar alan bir kaskı kesinlikle kullanmayın, kaskın sağlamlığını anlamak için göz muayenesi yeterli olmaz.
  • Kaskın iç koruma pedleri zamanla kafanızın şeklini alır ve formunu kaybeder, bu durumda da kaskı kullanmayın.
  • Kaskınızın bakımını düzenli olarak yapın.
  • Kask içinde kokuyu önlemek için balaklava kullanın.
  • Kask camının iç tarafını kesinlikle kimyevi maddelerle silmeyin.
  • Kaskın üstünde yada camında kurumuş kirler yada böcek varsa buranın üstüne ıslak bir bez koyup yumuşamasını bekleyip daha sonra nazikçe silin.

Bir cevap yazın